Erasmus Süreci ve Deneyimi: Bir Öğrenci Gözünden

1- Erasmus programı nedir ?

Erasmus Programı, öğrencilerin eğitimlerinin bir bölümünü veya stajlarını yurt dışındaki anlaşmalı üniversite ya da kurumlarda yapmalarını sağlayan Avrupa Birliği destekli bir değişim programıdır. Program, öğrencilerin akademik, kültürel ve dil becerilerini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası hareketlilik sisteminin parçasıdır. Üniversitemizin Avrupa ve Avrupa dışındaki üniversitelerle yüzlerce anlaşması bulunmaktadır. Bu sayede çok sayıda ülkede eğitim alma imkânı vardır. Öğrenim hareketliliği kapsamında 1 veya 2 dönem başka bir ülkede öğrenim görebilirsiniz ; staj hareketliliği ile ise 3-12 ay arası yurt dışında staj yapabilirsiniz. Program sonunda , almış olduğunuz dersleri üniversitemizdeki derslere saydırabilirsiniz.

2- Erasmus programına nasıl başvurulur?

Program duyuruları yayınlandığında başvurularımızı Turna Portalı üzerinden yapıyoruz. Portala e-Devlet ile giriş yapıp ilgili Erasmus ilanını seçiyoruz, başvuru formunu dolduruyoruz ve istenen belgeleri (genelde transkript yeterli oluyor) sisteme yüklüyoruz. Burada en kritik nokta: Formu doldurduktan sonra mutlaka “başvuruyu tamamla” diyerek onay vermek. Onaylamazsak başvuru geçerli sayılmıyor. Başvuru sonrası üniversitemizin yaptığı Erasmus İngilizce sınavına giriyoruz. Yerleştirme puanı; not ortalamamızın %50’si ile sınav puanımızın %50’si alınarak hesaplanıyor. Yeterli puanı aldığımızda ise bir sonraki dönem anlaşmalı üniversitelerden birinde eğitim alma ya da staj yapma hakkı kazanıyoruz.

3- Erasmus sınav süreci nasıldır?

Üniversitemizin yapmış olduğu Erasmus İngilizce yeterlilik sınavı 2 aşamadan oluşan bir sınav. Yayınlanan sınav takvimlerine dikkat etmeniz ve belirlenen tarihte sınava giriş için hazır olmanız çok önemli . İlk aşamada , verilen sınav süresi içinde hem 50 sorudan oluşan çoktan seçmeli bir test çözmeniz hem de ”writing ( yazma)” kısmını doldurmanız gerekecek. 50 soruluk testten toplam 50 puan ve yazma kısmından toplam 25 puan alabileceksiniz. Sınav anında hangisinden başladığınız önemli değil . 75 puandan oluşan bu ilk aşamada minimum almanız gereken bir baraj puanı oluyor . Bu barajı geçebilen öğrenciler sınavın ikinci aşaması olan ve 25 puan üzerinden değerlendirilen”speaking(konuşma)” sınavına girmeye hak kazanıyor. Böylelikle toplamda 100 üzerinden bir başarı puanınız oluşmuş oluyor . Fakat bu puan sadece yabancı dil sınav puanınız . Erasmus sınav puanı hesaplanırken işin içine GANO da ekleniyor . Dil sınavından almış olduğunuz puanın yarısı ve GANO’nuzun yüzlük tabloda denk geldiği (0-100 arasındaki) puanın yarısı alınıyor ve bu ikisinin toplamı sizin erasmus sınav puanınızı oluşturuyor . Her fakültenin açtığı asil ve yedek öğrenci kontenjanı bir değildir. Bizim fakültemiz ve daha da özelinde bölümümüz genelde 2 asil 2 yedek öğrenci kontenjanı açıyor . Alınan puanlar en yüksekten en düşüğe doğru sıralandığında en yüksek alan 2 öğrenci asil ( hibeli) olarak öğrenim/ staj programına katılmaya hak kazanıyor .

4- Erasmus sınavını kazandıktan sonraki süreçte sizleri neler bekliyor?

Erasmus serüveninin belki de en çetrefili olan kısmı sınavı kazandıktan sonraki kısımdır. Çünkü bu süreci başarıyla tamamlayabilmeniz için yapmaktan sorumlu olduğunuz pek çok resmi iş bulunuyor. Erasmus ofisi , sınavı kazanan öğrencilere yönelik ; erasmus başlangıcı öncesinde bir oryantasyon programı düzenliyor ve nelerin yapılıp yapılmaması gerektiğini detayları ile anlatıyor . Fakat yapılması gereken bu işlemlerden kısaca bahsetmek gerekirse: Öncelikle sonuçlar açıklandıktan sonra Erasmus Ofisi bizden bazı belgeleri hazırlamamızı istiyor. İlk olarak gideceğimiz üniversite ile Learning Agreement (Ders Anlaşması) hazırlıyoruz. Bu belgede yurt dışında alacağımız dersleri seçiyoruz ve bu derslerin OMÜ’de hangi derslere sayılacağı bölüm koordinatörümüz tarafından onaylanıyor. Bu adım çok önemli çünkü döndüğümüzde ders saydırma işlemi buna göre yapılıyor. Daha sonra karşı üniversiteye başvuru yapıyoruz (application süreci). Bizden genelde pasaport, transkript, öğrenci belgesi ve Learning Agreement isteniyor. Karşı üniversite kabul mektubu (Acceptance Letter) gönderince Erasmus sürecimiz resmileşmiş oluyor. Kabul aldıktan sonra OMÜ ile hibe sözleşmesi (Grant Agreement) imzalıyoruz. Bu sözleşme Erasmus bursunun ne kadar ve hangi tarihler arasında ödeneceğini belirliyor. Aynı aşamada:

• Euro hesabı açıyoruz (hibe bunun içine yatıyor),

• Sağlık sigortası yaptırıyoruz (zorunlu),

• Vize için gerekli belgeleri hazırlıyoruz.

Sonra en önemli aşamalardan biri olan vize başvurusu geliyor. Kabul mektubu, sigorta, hibe yazısı ve diğer belgelerle ilgili ülkenin konsolosluğuna başvuruyoruz. Vizemiz çıktıktan sonra artık gitmeye hazır hale geliyoruz. Gitmeden önce Erasmus Ofisi bizden:

• Nihai Learning Agreement,

• Pasaport & vize kopyası,

• Uçuş bilgileri

gibi belgeleri sisteme yüklememizi istiyor ve genelde hibenin ilk kısmı bu aşamada yatırılıyor. Yurt dışına gidince de süreç devam ediyor. Varış belgesi (Certificate of Arrival) imzalatıyoruz ve eğitime başladıktan sonra ders değişikliği olursa “During Mobility” formu yapıyoruz.

Dönüşte ise:

• Katılım belgesi (Certificate of Attendance),

• Transkript,

• Nihai rapor

teslim ediliyor ve kalan hibe ödemesi yapılıyor. Kısacası Erasmus’u kazandıktan sonra akademik onaylar + karşı üniversite başvurusu + vize + sözleşme süreçlerini tamamlıyoruz. Göz korkutuyor gibi görünse de Erasmus Ofisi her aşamada yönlendiriyor; sadece takvimi kaçırmamak ve belgeleri zamanında hazırlamak gerekiyor.

5- Erasmus yapılacak ülke seçilirken dikkat edilmesi gerekenler

Erasmus’ta ülke seçimi gerçekten en kritik konulardan biri. Sadece “şu ülkeye gitmek istiyorum” demek yerine birkaç noktaya dikkat etmek gerekiyor. Kendi araştırmalarımı yaparken fark ettiğim önemli şeyleri paylaşayım: Öncelikle eğitim dili çok önemli. Gideceğiniz üniversitede dersler gerçekten İngilizce mi, yoksa yerel dil ağırlıklı mı buna mutlaka bakın. Bazı okullarda katalog İngilizce görünüyor ama ders açılmayabiliyor. Ders bulamamak en büyük sorunlardan biri olabiliyor. İkinci olarak yaşam maliyetlerini araştırın. Erasmus hibesi çoğu ülkede tüm masrafı karşılamıyor. Özellikle İskandinav ülkeleri, Hollanda gibi yerler çok pahalı olabiliyor. Doğu Avrupa ülkeleri (Polonya, Çekya, Macaristan gibi) genelde daha ekonomik ve öğrenci dostu. Üçüncü olarak ”Şehir mi kampüs mü?” buna dikkat edin. Büyük şehirler sosyal açıdan çok avantajlı ama kira ve yaşam masrafı yüksek oluyor. Küçük üniversite şehirlerinde ise hem daha uygun fiyatlı hem de Erasmus öğrencileriyle daha hızlı kaynaşabiliyorsunuz. Bir diğer önemli konu ders uyumu. Gideceğiniz okulda sizin bölümünüze uygun derslerin olup olmadığını mutlaka inceleyin. Dersler uymazsa döndüğünüzde saydırma süreci zorlaşabiliyor ve bu mezuniyetinizi uzatabilir. Ayrıca konaklama imkânlarına bakın. Bazı üniversiteler Erasmus öğrencilerine yurt garantisi verirken bazıları tamamen size bırakıyor. Ev bulmanın zor olduğu şehirler var, bunu önceden bilmek çok önemli. Son olarak sadece akademik değil, yaşamak isteyeceğiniz kültürü düşünün. Erasmus turistik gezi değil, birkaç ay gerçekten orada yaşayacaksınız. İklim, ulaşım, sosyal hayat, insanların İngilizce bilme oranı gibi şeyler günlük hayatınızı ciddi etkiliyor. Kısacası ülke seçerken popülerliğe değil; eğitim, maliyet, ders uyumu ve yaşam şartlarına göre karar vermek en sağlıklısı oluyor. Araştırmayı erken yaparsanız süreç çok daha rahat ilerliyor.

6- Erasmus sürecinde öğrenim görülecek üniversitedeki ders seçimi ve ders denklik işlemleri nasıl yapılır?

Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencisi olarak Erasmus’a hak kazandıktan sonra en önemli akademik işlem ders seçimi ve denklik sürecidir. Bu süreç, gittiğimiz üniversitede aldığımız derslerin OMÜ’de sayılması için yapılır ve tamamen resmi bir prosedürdür. Öncelikle gideceğimiz üniversitenin web sitesinden bölümümüze ait ders kataloğunu (course catalogue) inceleriz. Burada dönem boyunca açılacak dersleri, kredilerini (ECTS) ve içeriklerini kontrol ederek bize uygun olan dersleri belirleriz. Seçtiğimiz derslerin, OMÜ’deki derslerimize içerik olarak benzer olmasına dikkat etmemiz gerekir. Daha sonra bu dersleri Learning Agreement (Öğrenim Anlaşması) belgesine yazarız. Bu belge Erasmus’un en önemli evrakıdır. Belgenin üç tarafça onaylanması gerekir:

• Biz (öğrenci),

• OMÜ’deki bölüm Erasmus koordinatörümüz,

• Gideceğimiz üniversitenin yetkilisi.

Bu aşamada bölüm koordinatörümüz, seçtiğimiz derslerin OMÜ’de hangi derslere karşılık sayılacağını belirler ve böylece ders denklik işlemi yapılmış olur. Yani biz yurt dışında o dersleri başarıyla geçtiğimizde burada tekrar almamız gerekmez. Ders seçerken toplamda bir dönemde yaklaşık 30 AKTS (ECTS) olacak şekilde seçim yapmamız gerekir. AKTS dengesinin sağlanması mezuniyet açısından önemlidir. Yurt dışına gittikten sonra derslerde değişiklik olursa (ders çakışması, açılmayan ders vb.) ilk 1 ay içinde Learning Agreement’ın “During Mobility” kısmı güncellenerek yeniden onaylatılır. Böylece yapılan değişiklikler de resmî olarak tanımlanır. Dönem sonunda karşı üniversite bize Transkript (Transcript of Records) gönderir. Bu belge OMÜ’ye teslim edilir ve daha önce onaylanan denkliklere göre notlarımız sistemimize işlenir.

Kısacası ders seçimi süreci; uygun dersleri bulma → Learning Agreement hazırlama → koordinatör onayı → gerekirse güncelleme → dönüşte transkript teslimi şeklinde ilerler. Bu adımlar doğru yapıldığında Erasmus, mezuniyet sürecini uzatmadan tamamlanır.

7- Erasmusta kalacak yer bulma , yabancı arkadaş edinme , yabancı dil öğrenme ve geliştirme hakkında (...)

Erasmus’a gittiğimizde akademik süreç kadar günlük hayata uyum sağlamak da çok önemli oluyor. Bu süreçte en çok merak edilen konular konaklama, sosyal çevre ve dil gelişimi oluyor. Kalacak yer bulma: Öncelikle gideceğiniz üniversitenin Erasmus ofisinin gönderdiği mailleri dikkatle takip edin. Birçok üniversite Erasmus öğrencilerine yurt imkânı sunuyor ve başvurular erken kapanabiliyor. Eğer yurt çıkmazsa üniversitenin önerdiği güvenilir ev kiralama sitelerini kullanmak en sağlıklısı. Gitmeden önce mümkünse geçici konaklama ayarlayıp evi oraya gidince görmek daha güvenli oluyor. Yabancı arkadaş edinme: Erasmus’un en güzel yanı farklı ülkelerden insanlarla tanışmak. Bunun için:

• Üniversitenin düzenlediği oryantasyon ve Erasmus etkinliklerine mutlaka katılın.

• ESN (Erasmus Student Network) gibi öğrenci topluluklarının gezileri ve buluşmaları oluyor, bunlar sosyalleşmek için en kolay ortamlar.

• Çekinmeden iletişim kurmak önemli; herkes zaten aynı amaçla orada oluyor. Yabancı dil öğrenme ve geliştirme:

• Dil gelişimi için sadece derse girmek yetmiyor, günlük hayatta aktif kullanmak gerekiyor.

• Sürekli Türk arkadaşlarla vakit geçirmek yerine uluslararası gruplara dahil olmak çok faydalı.

• Markette, kafede, toplu taşımada bile konuşmaya çalışmak pratiği hızlandırıyor.

• Hata yapmaktan çekinmemek gerekiyor; Erasmus’un en büyük katkısı zaten bu özgüveni kazandırması.

Uyum süreci için küçük tavsiyeler:

İlk haftalar biraz zorlayıcı olabilir ama bu çok normal. Şehri keşfetmek, etkinliklere katılmak ve rutin oluşturmak kısa sürede alışmayı sağlıyor. Erasmus sadece eğitim değil, aynı zamanda farklı bir kültürü deneyimleme süreci olduğu için mümkün olduğunca aktif ve açık olmak süreci çok daha verimli hale getiriyor. Kısacası Erasmus’ta konaklama, sosyal çevre ve dil gelişimi tamamen sizin ne kadar katılım gösterdiğinizle doğru orantılı. Sürece ne kadar dahil olursanız o kadar fazla kazanım elde ediyorsunuz.

8- Erasmus süreci biterken neler yapılmalıdır?

Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencisi olarak Erasmus dönemimizin sonuna gelirken, dönüşte sorun yaşamamak ve hibe işlemlerinin tamamlanabilmesi için bazı resmi işlemleri eksiksiz yapmamız gerekiyor. Öncelikle ayrılmadan önce gittiğimiz üniversitenin Erasmus ofisinden Certificate of Attendance (Katılım Belgesi) almamız gerekiyor. Bu belgede hangi tarihler arasında orada bulunduğumuz yazıyor ve hibe hesaplaması bu tarihlere göre yapılıyor. Tarihlerin doğru yazıldığını mutlaka kontrol etmeliyiz. Daha sonra dönem sonunda aldığımız dersleri gösteren Transcript of Records (Not Dökümü) hazırlanıyor. Bu belge ya bize veriliyor ya da doğrudan OMÜ’ye gönderiliyor. Derslerin saydırılabilmesi için bu belge çok önemli. Eğer Learning Agreement’ta değişiklik yaptıysak, “During Mobility” kısmının da karşı üniversite tarafından onaylanmış olması gerekiyor. Böylece aldığımız dersler resmî olarak kesinleşmiş oluyor. Türkiye’ye döndükten sonra OMÜ Erasmus Ofisine şu belgeleri teslim ediyoruz:

• Katılım Belgesi (Certificate of Attendance)

• Transkript (Transcript of Records)

• Pasaport giriş-çıkış sayfalarının kopyası

• Nihai Learning Agreement

• Online EU Survey (Erasmus katılımcı raporu)

Ayrıca bizden sistem üzerinden bir nihai rapor (Final Report) doldurmamız isteniyor. Bu rapor, Erasmus deneyimimizi değerlendirdiğimiz kısa bir form oluyor ve doldurulması zorunlu. Tüm belgeler teslim edilip kontroller tamamlandıktan sonra hibenin kalan kısmı hesabımıza yatırılıyor ve derslerimizin denklik işlemleri yapılarak notlarımız sistemimize işleniyor. Kısacası Erasmus bitince hemen dönüp süreci bırakmıyoruz; belgeleri tamamlayıp teslim ederek hem akademik tanınmayı hem de hibenin kapanış işlemlerini resmî olarak tamamlamamız gerekiyor.

9- Erasmusa gidecek olan öğrencilere tavsiyelerim

Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencisi olarak bu süreci yaşayacak arkadaşlara birkaç samimi tavsiye bırakmak istiyorum: Öncelikle Erasmus’u sadece “yurt dışına gitmek” olarak görmeyin. Bu süreç gerçekten insanın bakış açısını değiştiren, özgüven kazandıran ve kendini tanımasını sağlayan bir deneyim oluyor. O yüzden mümkün olduğunca aktif olun, yeni şeyler denemekten çekinmeyin. Gitmeden önce evrak işlerini son güne bırakmayın. Pasaport, vize, sigorta, konaklama gibi işler bazen beklediğinizden uzun sürebiliyor. Erken hareket etmek sizi çok rahatlatır. Oraya gittiğinizde sürekli Türk arkadaşlarla vakit geçirmek yerine uluslararası ortamlara girin. Başta zor gelse bile yabancı arkadaş edinmek hem dil gelişimi hem de kültürel deneyim açısından Erasmus’un en değerli kısmı. Dil konusunda “mükemmel konuşmalıyım” baskısı kurmayın. Hata yaparak öğreniyorsunuz. Günlük hayatta konuşmaya çalıştıkça çok hızlı ilerlediğinizi fark edeceksiniz. Maddi konularda planlı olun. Erasmus hibesi destek oluyor ama her şeyi karşılamayabiliyor. Gitmeden önce yaklaşık bir bütçe yapmak ve harcamaları kontrol etmek önemli. Gezin, görün, keşfedin ama akademik sorumluluklarınızı da ihmal etmeyin. Dersleri başarıyla geçmek hem dönüşte sorun yaşamamak hem de süreci tam anlamıyla tamamlamak için gerekli. En önemlisi, sürecin tadını çıkarın. Erasmus birkaç ay süren bir değişim programı gibi görünse de etkisi yıllarca devam eden bir deneyim oluyor. Açık fikirli, cesur ve meraklı olursanız bu süreçten maksimum verimi alırsınız. Şimdiden gidecek herkese güzel bir Erasmus dönemi diliyorum

10 - Erasmus sonrasındaki süreçte değişim öğrenci psikolojisi ve post Erasmus sendromu

Erasmus’tan döndükten sonra çoğu kişinin yaşadığı ama pek konuşulmayan bir süreç var: Post-Erasmus Sendromu. Yani geri döndüğümüzde yaşanan uyum ve motivasyon düşüşü. Erasmus boyunca farklı bir ülkede yaşamak, sürekli yeni insanlar tanımak, farklı kültürleri deneyimlemek ve daha özgür bir yaşam düzenine alışmak bizi psikolojik olarak değiştiriyor. Türkiye’ye döndüğümüzde ise eski rutinlere yeniden adapte olmak bazen zor olabiliyor. “Oradaki hayat daha hareketliydi”, “Buraya alışamadım”, “Tekrar gitmek istiyorum” gibi düşünceler oldukça normal. Bu durum aslında bir problem değil; yaşadığımız deneyimin ne kadar etkili olduğunun göstergesi. Önemli olan bu süreci doğru yönetebilmek:

– Erasmus’taki alışkanlıkları tamamen bırakmak yerine hayatımıza uyarlamaya çalışmak (yabancı arkadaşlarla iletişimi sürdürmek, dil pratiğine devam etmek gibi).

– Edindiğimiz özgüveni akademik ve kişisel hedeflerimize yönlendirmek.

– Yeni hedefler koymak: Yüksek lisans, yurt dışı stajı, uluslararası projeler gibi.

– Erasmus’u “bitmiş bir dönem” değil, hayatımıza katkı sağlayan bir başlangıç olarak görmek.

Unutmamak gerekir ki Erasmus sadece birkaç aylık bir değişim değil, uzun vadede bakış açımızı değiştiren bir deneyimdir. Döndükten sonra yaşanan boşluk hissi geçicidir; önemli olan orada kazandıklarımızı burada da devam ettirebilmektir. Kısacası Post-Erasmus sendromu yaşayan herkes aynı duygulardan geçiyor. Bu süreci yeni planlar yaparak ve Erasmus’tan aldığımız motivasyonu koruyarak avantaja çevirmek bizim elimizde.